haber günlüğü

18/11/2007 - Org. Başbuğ'un verdiği işaretler

Kategori: Fikret BiLA
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, KKTC'nin kuruluş yıldönümü resepsiyonunda ileriye dönük çok önemli işaretler verdi.
Önce Org. Başbuğ'un ne yapılması gerektiğine ilişkin önerisine bakalım:
1- PKK'ya katılım engellenmeli,
2- PKK'nın dağ kadrosu çözülmeli.
Org. Başbuğ, bu iki amaca yönelik önlemler alınmasının gereğinden söz etti.
Kara Kuvvetleri Komutanı'nın bu saptamaları ve önerisi, önümüzdeki dönemde terörle mücadele açısından sivil alanda yapılabileceklere dönük işaretler olarak görülebilir.

Başbuğ'un önerileri

Org. Başbuğ, PKK'ya katılımın engellenmesi ve dağ kadrosunu çözecek önlemlerden söz ederken ne kastediyor?
Kara Kuvvetleri Komutanı, 27.9.2007 günü Kara Harp Okulu'nun açılış töreninde, terörle mücadele güvenlik alanında sürdürülürken, eşzamanlı ve koordineli olarak ekonomi, sosyokültürel ve psikolojik alanlarda da önlemler alınması gerektiğinin altını çizmişti.
Org. Başbuğ'un bu sözleri, sivil alandaki önlemlerin çerçevesini çiziyordu.
Bunlar neler olabilir?
Bu sorunun yanıtı da Org. Başbuğ'un, Genelkurmay İkinci Başkanı'yken yaptığı 19.7.2005 tarihli basın sohbetinde var.
Org. Başbuğ, şöyle konuşmuştu:
"Örgütün yapısına baktığımızda yüzde 40'ının 20-25 yaş arasında, yüzde 35'inin de 25-30 yaş arasında olduğunu görüyoruz. Bu iki grup, yüzde 75'i oluşturuyor. Örgüte 1999'dan sonra katılan ve yüzde 40'ını oluşturanlar ise henüz eyleme katılmamış örgüt mensupları. Eğitim durumuna baktığımızda yüzde 10'unun eğitimsiz, yüzde 50'sinin ilkokul mezunu olduğu görülüyor. Yine yüzde 75'inin de işsiz olduğu gözleniyor."
Org. Başbuğ, bu bilgileri verdikten sonra eklemişti:
"Bu veriler, örgüte katılımın önlenmesi için alınacak önlemleri gösteriyor. Eğitimsiz, cahil ve işsiz insanı kandırmak kolaydır."
Bu sohbetten çıkan sonuç, örgüte katılımın engellenmesi için:
1- Bölgeye ekonomik yatırım yaparak iş olanakları açılması,
2- Eğitim yatırımı yapılarak eğitim düzeyinin yükseltilmesi,
3- Örgüte yeni katılmış ve herhangi bir eyleme katılmamış olanların dağdan indirilmesi için bazı düzenlemeler yapılması,
4- Terörle Mücadele Kurumu kurulmasının gerektiğiydi.
Org. Başbuğ, bugün yine sözünü ettiği "örgüte katılımın önlenmesi ve dağ kadrosunun çözülmesi" için alınacak önlemleri, o gün sıralamıştı.
Bu yaklaşım bugün de geçerliliğini koruyor.

Yeni paket mi?

Org. Başbuğ'un bu sözleriyle birlikte ele alındığında, hükümetten gelen mesajlardan yeni bir "Güneydoğu paketi" hazırlığı hissediliyor.
Başbakan Erdoğan, "Öncelikli hedefimiz silahları bırakmalarını sağlamak" derken böyle bir paket hazırlığının işaretini veriyor olabilir.
Özellikle ABD'den döndükten sonra bu tür işaretler vermeyi sıklaştırdı.
Keza Dışişleri Bakanı Babacan'ın muhalefet liderlerini ziyaret ederek bilgi sunması, bu yönde anlamlar taşıyor olabilir.
Yazarımız Hasan Cemal tarafından gündeme getirilen senaryolar da benzeri ipuçları taşıyor. ABD'nin PKK üzerindeki baskısını artırması, önkoşulsuz ve ucu açık biçimde silahlı eylemlere son verilmesi (PKK'nın ateşkes, Başbakan'ın silah bırakma dediği süreç) PKK'yı dağdan indirmek için yasal düzenlemeler yapılması, ekonomik, toplumsal ve siyasal önlemlerin birlikte alınması gibi...
Devletin tüm kurumları bu sorunla ilgili ortak bir anlayışla hareket ediyor izlenimi gittikçe güçleniyor.
DTP'nin tutumu ise bu süreci kolaylaştırmıyor, aksine tıkıyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/11/2007 - Ankara'daki 'üçlü görüntü'nün anlamı

Kategori: Fikret BiLA
Son dönemde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Suudi Arabistan Kralı Abdullah gibi Ortadoğu'nun önemli aktörlerini ağırlayan Ankara, dün de İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ı aynı anda konuk etti.
Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün katılımıyla yapılan üçlü zirvede, zor koşullar altında yaşam mücadelesi veren binlerce Filistinliye iş sağlaması öngörülen sanayi bölgelerinin kurulmasına ilişkin Ankara Forumu Mutabakat Anlaşması imzalandı.
Peres ve Abbas, dün ayrıca Gül ile birlikte gittikleri TBMM'de de sırayla Türk halkının temsilcileri olan milletvekillerine hitap ettiler. Hem İsrail hem de Filistin liderinin Ankara'da verdikleri mesajların ortak noktası, iki halkın "barış" beklentisi oldu.

Ankara Forumu

Türkiye, Arap-İsrail uzlaşmazlığının iki ana tarafı olan İsrail ve Filistin arasında ekonomik alanda sağlanacak işbirliğinin, kalıcı barışa ulaşmada çok önemli role sahip olacağı inancıyla o dönem Dışişleri Bakanı olan Gül'ün inisiyatifiyle Ankara Forumu'nu başlatmıştı.
Gül, Filistin bölgesine kurulacak sanayi bölgeleriyle Filistin halkının refahının gelişeceğine, bunun dolaylı sonucu olarak bölgede istikrar ve güvenliğin artacağına ve tüm bunların yaratacağı olumlu atmosferin sorunun kapsamlı siyasi çözümüne zemin hazırlayacağına inanıyor. Peres ve Abbas da dün Ankara'ya bizzat gelerek Türkiye'nin bu inancını paylaştıklarını somut biçimde ortaya koydular.
Bu "üçlü görüntü"yle Ankara'dan dünyaya verilen en önemli mesaj, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgenin barış, huzur ve istikrarı için, aralarında dünyanın en derin uzlaşmazlığını yaşayan iki halkın liderini bir araya getirecek diplomatik güç ve diyalog kapasitesine sahip olduğunu göstermesi oldu.

Dünya dikkatle izledi

Sadece Ortadoğu'da değil, dünyadaki birçok krizin temelinde İsrail-Filistin anlaşmazlığının yattığı inancıyla hareket eden Ankara, uzun süredir bu sorunun çözümü yönündeki inisiyatiflere aktif katkı sağlamaya hazır olduğunu değişik platformlarda uluslararası kamuoyuna ve dünya liderlerine ısrarla vurgulamaktaydı.
Dün Ankara'dan verilen "üçlü görüntü", Türkiye'nin bu potansiyelini ve enerjisini en üst seviyede uygulamaya geçirebildiğini göstermesi açısından tüm dünya tarafından dikkatle izlenen bir gelişme oldu.
Ankara'daki "üçlü görüntü"nün değerinin en iyi anlaşılacağı adres ise, İsrail-Filistin anlaşmazlığını çözmek için kolları yeniden sıvayan Washington olacaktır.
Dün Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen buluşmadan sonra, ABD yönetiminin kasım sonu ya da aralık başında Washington yakınlarındaki Annapolis kentinde düzenlemeyi planladığı Ortadoğu Konferansı için yakında Ankara'nın kapısını çalarak uzun süredir beklenen daveti iletmesi kimse için şaşırtıcı olmamalıdır.

Fikret Bila

Milliyet

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Güncel haberler...

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Özcan Çeltik
bilimhaberleri
baskemalist
slambasi






haber