haber günlüğü

11/5/2008 - AKP'den 3 bin 500 istifa

Kategori: Siyaset
AKP Dicle İlçe Örgütü Başkanı Mustafa Özyağan: Artık AKP'ye güvenmiyoruz!

AKP Dicle İlçe Örgütü Başkanı görevden alınmadığını aksine 3 bin 500 kişiyle birlikte istifa ettiğini söyledi.

AKP’nin performans düşüklüğü gerekçesiyle feshettiği Hazro, Lice, Kocaköy, Dicle, Eğil ve Hani ilçe örgütlerinin yönetimlerinin görevden alınmasının sebebinin uzun süreden beri devam eden ve başını Abdurrahman Kurt’un çektiği iktidar çekişmesinden kaynaklandığı iddia edildi. AKP Dicle İlçe Başkanı Mustafa Özyağan, “22 Temmuz öncesi halka bir sürü söz verdik. Bu sözlerden hiç biri yerine getirilmedi. Bunu hatırlatınca bize komplo kurdular. Biz artık bu partiye, milletvekillerine güvenmiyoruz. Bunun için 3 bin 500 kişi olarak istifa ettik” dedi.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın “İstiyorum” dediği kentlerin başında gelen Diyarbakır’da, partisi zor günler yaşıyor. Özellikle 22 Temmuz genel seçimlerinin ardından Kürt sorunu konusunda izlediği politika, tezkere kararı, sınır içi ve sınır ötesi operasyonların aralıksız sürdürülmesi, Kürtlere yönelik baskıların tırmandırılması, yüzde yüzlere varan zamların yapılması ve bölgeyi vuran kuraklığa karşı hiç bir önlem alınmaması nedeniyle Diyarbakır’da halktan büyük tepki alan AKP, iktidar çekişmeleri nedeniyle kaynayan kazana döndü.
‘Hiç bir vaatlerini yerine getirmediler’

AKP Genel Merkezi, Mehmet Aytekin başkanlığındaki Hazro, Şerafettin Can başkanlığındaki Lice, Ahmet Türe başkanlığındaki Kocaköy, Mustafa Özyağan başkanlığındaki Dicle, Kazım Gündüz başkanlığındaki Eğil ve Mahmut Etik başkanlığındaki Hani ilçe teşkilatlarını geçtiğimiz hafta performans düşüklüğü gerekçesiyle görevden almıştı. Görevden alınmadığını ve 3 bin 500 kişiyle AKP’den istifa ettiklerini iddia eden Dicle İlçe Başkanı Mustafa Özyağan, Diyarbakır İl Örgütü’nü ağır eleştirdi. 22 Temmuz seçimlerinde AKP Diyarbakır Milletvekilleri ile birlikte halka verdikleri vaatlerin hiç birinin yerine getirilmediğini ifade eden Özyağan, Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt’a yüklendi.

‘3 bin 500 kişi istifa etti’

Seçim öncesi halka verilen sözleri milletvekillerine hatırlattıkları için Diyarbakır İl Örgütü ve başını Abdurrahman Kurt’un çektiği ekibin kendilerine komplo kurduğunu iddia eden Özyağan, şunları söyledi: “AKP’ye 3 bin 500 kişiyi üye yapmıştım. Ama bu komplo sonrasında ilçede AKP tabelasını indirdim. Partiye üye olan 3 bin 500 kişi de topluca istifa ettik. Önümüzdeki günlerde istediğimiz partiye oyumuzu veririz.”

‘Ranta bulaştılar’

Kongrede 3 aday arasında en yüksek oyu alarak ilçe başkanlığına seçildiğini belirten Özyağan, “Başarısızlıkla suçlanmamızın altında farklı nedenler yatıyor. Ben bu saatten sonra bu teşkilata bu milletvekiline güvenmem. Yaptıkları düpedüz ihanettir. Verilen bunca vaatlere rağmen Dicle’de bir çivi bile çakmadılar. Ön seçimde Abdurrahman Kurt’a oy vermediğimiz için bizden intikam alıyor.

Abdurrahman Kurt intikamcı, sinsi bir ‘kurt’tur” diye konuştu. Görevden alındıkları iddiasını kabul etmediğini dile getiren Özyağan, “Onlar bizi görevden aldıklarını söylüyorlar. Ama biz çalışmama kararı alıyoruz. Görevden alınan ilçe başkanları rantta bulaşmamıştı. Ama bizi görevden aldıklarını iddia edenleri bir araştırsınlar nasıl ranta bulaştıkları ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

Konuşma yasağı

Görevden alınan ilçe örgütlerine basına konuşma yasağı getirilerek, yaşanan çalkantının yansımasının engellenmeye çalışıldığını belirten Özyağan, kendisinin yaşanan rantı, yerine getirilmeyen vaatleri dile getireceğini ifade etti.

Evrensel

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/5/2008 - Şükür'e Anıtkabir'den cevap

Kategori: Siyaset
“Kutlu Doğum Haftası’na yakışan bir derbi olsun” sözü camiayı harekete geçirdi.

Hakan Şükür’ün Fenerbahçe derbisinden önce “Kutlu Doğum Haftası’na yakışan bir derbi olsun” sözü Galatasaray camiasını harekete geçirdi.

Galatasaraylılar Derneği Başkanı Candan Erçetin ile camianın ileri gelenleri Anıtkabir’de, ‘laiklik ve cumhuriyet’ mesajı verdi.

Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür’ün Fenerbahçe ile geçen hafta oynanan derbi öncesinde “Kutlu doğum haftasına yaraşır bir maç olsun” demesiyle başlayan tartışmalar sürerken, sarı kırmızılı camia Ata’yı ziyarete gitti.

Galatasaraylılar Derneği’nin 100. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde İstanbul’dan trenle Ankara’ya gelen heyet, başkentten ve başka illerden gelen dernek üyeleriyle buluşarak Anıtkabir’i ziyaret etti. Atatürk’ün mozolesine çelenk koyulduktan sonra yapılan saygı duruşunun ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Galatasaray Lisesi Mezunları Derneği Başkanı sanatçı Candan Erçetin, camia adına Ata’ya söz verdi.

Anıtkabir özel defterine de “Her ahval ve şerait içinde vazifemizin bilincinde olarak bize çizdiğin laik ve çağdaş yoldan asla ayrılmayacağımız gibi, gaflet, delalet ve hıyanet içinde bulunma cüretini gösterenler karşısında ilke ve devrimlerinin her daim bekçisi olarak bizi bulacaklardır” diye yazdı.

Camiadan kimler katıldı?

Heyette, Şükür’ün sözlerine tepki göstererek Kulüp Başkanı Adnan Polat’a mektup gönderen eski başkan adaylarından Adnan Öztürk ile Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Helvacı da vardı. Ayrıca Galatasaray İlköğretim Okulu Müdürü İhsan Zeren yaklaşık 100 öğrencisiyle birlikte yeralırken, lise ve üniversitenin öğretim üyeleri ve öğrencileri de hazır bulundu.

İstanbul’dan gelen heyete Galatasaray Lisesi mezunu Dışişleri Bakanlığı mensuplarıyla, Başkan Vedat Çuhadar ve Ankara Galatasaraylılar Cemiyeti üyeleri de katıldı. Camianın önde gelen isimlerinden İrfan Aktar, Hayri Kozak, Ahmet Yolalan, Kemal Suman, Turgay Kıran, Doğan Hasol, Türker Arslan ile eski ve yeni yöneticiler de oradaydı. Heyet daha sonra Anıtkabir Müzesi’ni gezdi.

Vatan

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/5/2008 - Laikliğe yergi AKP’ye övgü

Kategori: Siyaset
ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu’nun (USCIRF) yıllık raporunda Türkiye’deki laiklik anlayışının dini özgürlükleri ihlal ettiği, buna karşılık AKP hükümetinin demokrasi karşıtı uygulamaları değiştirmeye çalıştığı ileri sürüldü.

ABD yönetimine danışmanlık yapan komisyonun 2008 yılına ilişkin raporunda Türkiye; Rusya, Kazakistan ve Malezya ile birlikte, “yakından izlenen ülkeler” listesinde yer aldı. Raporda, Türkiye’ye Müslümanların yanı sıra diğer dini azınlıkların ibadet yerleri açma, mülk edinme ve din adamı yetiştirme gibi konularda özgürlüklerinin kısıtlandığı eleştirisi getirildi.

Türkiye’de laiklik anlayışının, ABD’deki din ve devletin birbirinden ayrılması kavramından farklılık taşıdığı iddia edilen raporda, Türkiye’de, “Kamu alanında dinin ifade edilmesine yönelik devlet kontrolü hatta düşmanlık yansıtıldığı” öne sürüldü. Bu noktada, “Türkiye’deki laiklik anlayışının çoğunluk ve azınlık dini toplulukları da dahil olmak üzere pek çok Türk vatandaşı için dini özgürlük ihlalleriyle sonuçlandığı” kaydedildi.

Raporda ayrıca, geçmişte Müslümanların dini ifadeleri için daha az sıkı politikalar öngören hükümetlerin Türk ordusu tarafından, “laikliğin tehlike altında olduğu inancıyla” iktidardan düşürüldüğü de belirtildi.

Amerikan raporunda, AKP’nin AB hedefiyle demokratik reformlar başlattığı ve bu yolla “Türkiye’nin kötülüğüyle ün yapmış demokrasi karşıtı uygulamalarıyla başa çıkıldığı“ ifade edildi. Raporda, AKP’ye açılan kapatma davasının, üniversitelerde türbana serbestlik öngören anayasa değişikliği nedeniyle gerçekleştiği ve bunun AB ve ABD tarafından eleştirildiği de hatırlatıldı.

“Katı bir laiklik tanımının” geçerli olduğu Türkiye’nin siyasi ve askeri yapısında “Türk kimliği” anlayışının fazlasıyla “milliyetçi ve dar” olarak nitelendiği raporda, bu anlayışın dini özgürlükleri ve azınlık haklarını etkilediği ileri sürüldü. Ermeni kökenli gazeteci Hrant Dink‘in öldürülmesi de buna örnek olarak sunuldu.

‘Dini azınlıklar etkileniyor’

Türkiye’deki Müslümanların yüzde 20’sinin Alevi olmasına karşın dini uygulamalar ve eğitimin Sünni öğretileri altında yapıldığının vurgulandığı raporda, Alevilerin cemevleri inşa etmelerine yönelik zorlukların sürdüğü kaydedildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Alevi topluluğa yönelik bütçe ayırmamasının eleştirildiği raporda, Alevi çocukların okullarda zorunlu Sünni din dersleri aldıklarına da dikkat çekildi.

Raporda Türkiye’de yaşayan Musevilerin diğer Müslüman ülkelere kıyasla daha iyi bir durumda olduğu, ancak milliyetçi ve dinci medya kuruluşlarında, ABD karşıtlığıyla birlikte Musevi karşıtlığının arttığı dile getirildi.

Türkiye’nin, Rum Patrikhanesi’nin “Ekümenik” unvanını kullanmasına ve din adamı yetiştirmesine izin vermediği hatırlatılan raporda, Patrikhane’nin ve Rum Ortodoks topluluğun devamının tehlikede olduğu sonucu çıkarıldı.

USRFC raporunda, Trabzon’da bir İtalyan Katolik rahibin ve Malatya’da Evanjelik protestan bir yayınevinin çalışanlarının öldürülmesi olaylarına da değinildi.

Cumhuriyet

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2008 - Dinci basın savunmaya geçti

Kategori: Siyaset
Dinci Anadolu'da Vakit gazetesi, 78 yaşındaki yazarı Hüseyin Üzmez 'in 14 yaşındaki bir çocuğa cinsel taciz suçlaması ile tutuklanmasının sorumluluğunu "kartelci medyaya" yıktı.

Vakit, Üzmez'in bir çocuğu taciz etmesiyle "kartel medyasının" çıplak kadın fotoğrafı yayımlamasını bir tuttu. Gazetenin yazarı İhsan Karahasanoğlu , "O çirkinlikleri siz her gün tekrarlamıyor musunuz" başlıklı yazısında Üzmez'in komploya kurban gittiğini savundu. Hasan Karakaya da Vakit üzerinden Müslümanlara çamur atmak için pusuda bekleyen "kartelozların" eline büyük fırsat verildiğini öne sürerek cinsel taciz olayını görmezden geldi.

Zaman: Herkese aynı mesafedeyiz

Cinsel taciz vakasıyla ilgili hiçbir yazı ve yoruma yer vermeyen Zaman gazetesinde dün okur editörünün değerlendirmesinde, "Sadece Üzmez konusunda değil, bu tür hadiselerde biz hep aynı ilkeli yaklaşımımızı sergiliyoruz. Önemli olan, herkese eşit mesafede durup yayın yapabilmek" görüşüne yer verildi.

Yeni Şafak 'ın önceki günkü sayısındaki haberde, Üzmez olayının "28 Şubat sürecindeki Müslüm Gündüz vakasını çağrıştırdığı" savunuldu. Haberde, "Üzmez'e yönelik taciz suçlamalarının, akıllara 28 Şubat döneminde art arda gelen Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı vakalarını getirdiği" yazıldı.

'Tesadüfler' vurgusu

Gazetenin yazarlarından Özlem Albayrak da Üzmez olayının "Türkiye'deki bir kısım zevata İslam konusunda şimdiye dek kendilerine sakladıkları yakışıksız ithamlarını açıkça dillendirme olanağı sunduğunu, Mustafa Karaduman'ın üç evlilik beyanının, cinsel istismarcı hafız haberinin ve Üzmez olayının aynı zamana denk gelmesi gibi 'tesadüfler (!)' de söz konusu olduğunu" belirtti.

'Ya cinnet ya hap içirdiler'

"Öyle bir şey yaptıysa yazıklar olsun. Ama yapmadıysa da bu bir komploysa, komplo kuranları Allah kahretsin" diyen Mektup Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Emine Şenlikoğlu da özetle, "Ya bir cinnet geçirdi, ya bir hap içirdiler diye düşünüyorum. Yüzde 99 böyle bir şey yapmaz, ama kalbini Allah bilir" dedi.

Cumhuriyet

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2008 - Fethullahçıların Yeni Hedefleri

Kategori: Siyaset
Fethullahçı gladyonun basın-yayın kuruluşları, Yargıtay Onursal Başsavcıları Vural Savaş ile Sabih Kanadoğlu'nu açıkça hedef göstermeye başladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP hakkındaki kapatma davası açmasından bu yana Yeni Şafak, Zaman, Bugün gibi gazeteler, Savaş ve Kanadoğlu'nun her açıklamasından sonra hedef gösterdi.

Fethullahçı basın-yayın kuruluşları, AKP hakkında kapatma davası açılmasından bu yana Yargıtay Onursal Başsavcıları Vural Savaş ve Sabih Kanadoğlu'nu açıkça hedef gösteriyor. Kapatma davası açıldıktan hemen sonra Yeni Şafak gazetesi, "Gerekçe Vural Savaş'tan, Kupür Doğu Perinçek'ten, Talimat İlhan Selçuk'tan" diye haber yaparak hedef gösterme işlemini başlattı.

Ardından Sabih Kanadoğlu'nun "Ergenekon soruşturmasının sonu Şemdinli Davası gibi olacak" açıklaması üzerine Zaman gazetesi, Kanadoğlu'na saldırdı. Vural Savaş'ın "Erdoğan'ın Yüce Divan Dosyası hazırlanıyor" açıklaması üzerine saldırılar yeniden başladı.

Hatta Yeni Şafak gazetesi, "Her şeyi bilen ikili" başlıklı bir haber yaparak hem Savaş'ı, hem de Kanadoğlu'nu yine hedef gösterdi. Fethullahçı gladyo basınının bu yayınları, Danıştay saldırısı öncesinde Vakit gazetesinin haberini akıllara getirdi.

Vakit gazetesi, türban düzenlemesine karşı çıkan Danıştay üyelerini "İşte o üyeler" manşetiyle duyurmuştu. Bu manşetten kısa bir süre sonra Danıştay saldırısı gerçekleşmişti.

www.haberinyeri.net

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
Güncel haberler...

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Özcan Çeltik
bilimhaberleri
baskemalist
slambasi






haber