haber günlüğü

26/6/2008 - AİHM’den ve Anayasa Mahkemesi’nden...

Kategori: Hilmi TASKIN
GÖRÜŞ

HİLMİ TAŞKIN

hilmi.taskin@mynet.com





AİHM’den ve Anayasa Mahkemesi’nden...





Önce AİHM’den karar çıktı. Sakarya İmam Hatip Lisesi öğretmenleri Sevil Tandoğan ve Fatma Karaduman’ın türbanla derselere girmek ısrarı ve bu nedenle meslekten atılmaları AİHM’e kadar gitti.

Karar: Türbanla derse girilemez.!

Sonra da Anayasa Mahkemesi karar verdi. AKP ve MHP’nin Anayasanın 10. ve 42. Maddelerinde değişiklik yaparak, türbanı üniversitelerde serbest bırakma girişimi de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Anayasa Mahkemesinin türban ile ilgili anayasa değişikliklerini iptal etmesi ve “yok hükmünde” saymasının gerekçeleri henüz bilinmiyor.

Fakat büyük ihtimalle iptal gerekçesi Anayasanın 2. maddesine dayandırılacaktır. Yine 4. madde de iptal gerekçesinde dikkate alınacaktır.

Hem AİHM kararı hem de Anayasa Mahkemesi kararı ülkemiz açısından oldukça önemlidir.

Laik yaşam biçiminin demokrasiler için önemini ortaya koymuştur. Kimilerinin “laiklik olmadan da demokrasi olur” sözlerinin hukuki bir geçerliliği olmadığı da ortaya konulmuştur.

Bu iki karar üzerine pek çok kişi kafasını ellerinin arasına alıp düşünmelidir. Türkiye gibi farklı din ve mezheplerin var olduğu ve iç içe yaşandığı toplumlarda laiklik oldukça önemlidir.

Hele de o ülke, “demokrasi ile yönetiliyorum” diyorsa...

Burada bir konuya daha dikkat etmek gerekiyor. Siyasal iktidarlar, oy avcılığı nedeniyle dinsel inançları kullanmaktan da vazgeçmelidir.

Bu amaçla yapılan sömürü ve verilen ödünler giderek bir seçmen kitlesi yaratır ki, bu kez siyaset, o kitlenin taleplerine boyun eğmek yada dikkate almak zorunda kalır.

Ülkemizde yaşanan durum budur.

Hatta bu yolla yetişen pek çok kişi bugün siyasette belli noktalara gelmişlerdir.

Anayasa Mahkemesinin kararına “cüppeli darbe” diyebilen bir vekil bu duruma örnektir. Ya da “Anayasa Mahkemesi kararlarını halkoyuna sunalım” diyen vekilde...

Bir başka yanlış bakışta TBMM’yi en büyük güç görme anlayışıdır.

Bu yanlış anlayış kimilerini, “ TBMM’de güç bende o halde her istediğimi yapabilirim” anlayışına götürmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti kuvvetler ayrılığına dayalı bir yönetim şekline sahiptir. Yasama,yürütme ve yargı bu sistemin üç önemli organıdır.

Bu üç organ anayasal görevlerini yaparlar. Yani üç organda gücünü anayasadan alırlar.

Yasama organı olan TBMM’de Türk Milleti adına karar verir.

Yargı oragnı olan Mahkemeler de Türk Milleti adına karar verirler...Ve bu üç organ anayasal yetkileri çerçevesinde birbirini denetlerler.

Anayasa Mahkemesinin veya AİHM’in verdiği karar, siyasetin işine gelsin ya da gelmesin herkesin saygı duyması gereken kararlardır.

Hukuk Devleti anlayışı bunu gerektirir.

Peki biz nerede hata yaptık? Biz hatayı dinin siyasileştirilmesi ile yaptık. Dini siyasete, tarikate ve ticarete alet ederek yaptık.

Biz Kenan Evren’in “dinini ve diyanetini öğrenenlerden zarar gelmez” sözlerini ettiği zaman hataya yöneldik.

Ya da bilerek yönlendirildik.

Ve bu yönlendirme ile dini inançlarını referans alan geniş bir seçmen kitlesi oluşturuldu.Yani ekilen tohumlar ürün vermeye başladı!

Siyasette ha bire hasat yapmaya çalışıyor.

Bu döngü bir yandan laiklik ilkesinin altını oyuyor. Öte yandan hukuk devleti anlayışını da sekteye uğratıyor.

Ve “biat etme” kültürü yaratıyor.

AİHM kararı ve Anayasa Mahkemesi kararı, hukuk yolu ile bu sürece bir “dur” deme çabası olsa da, ekme ve hasat etme çabası var olduğu sürece, siyaset bu hasattan beslendiği sürece tehlike geçmiş sayılmaz.

O halde siyasetçiler bir an önce “laiklik olmadan da demokrasi olur” anlayışından vazgeçmek ve “laiklik demokrasinin teminatıdır” anlayışını kabul etmek zorundadır.

Çünkü ülkemiz farklı din ve mezheplerin var olduğu ve iç içe yaşadığı bir ülkedir.

Dinsel ve siyasi çıkarlarımız adına bu yapıya zarar vermeyelim.

Anayasamızın ikinci maddesi herkesce samimi olarak kabul edilmesi gereken nitelikleri ifade etmektedir.

Hatırlatırım...



Hilmi Taşkın

www.haberinyeri.net



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
haberinyeri
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Güncel haberler...

Kategoriler

Arkadaşlarım

uygarradikal
Özcan Çeltik
bilimhaberleri
baskemalist
slambasi






haber